UMRE NEDİR?


Umre kelimesi, ziyaret etmek anlamına gelmektedir. Dinî bir terim olarak umre, ‘Belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safâ ile Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmak suretiyle yerine getirilen ibadet’ demektir.


Umrenin Farzları Nelerdir?

Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart, tavaf rükündür.

Umrenin Vacipleri ise sa’y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır. Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir. Bazı âlimler farz olduğunu söylemişlerdir.


Umreye Ne Zaman Gidilir?

Umre ibadeti için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından Kurban bayramının dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür.


Umrenin Fazileti

Umre ibadeti, Müslüman’ın hayatında dönüm noktası teşkil eden ibadetlerdendir. Bu ibadet, kişinin manevî dünyasını geliştirmesi ve yenilemesi için önemli bir fırsattır. Kişisel açıdan bir manevî gelişim yolculuğu olarak nitelendirilebilecek bu kutsal seyahatin amacına uygun bir şekilde gerçekleşebilmesi için, bilinçli bir şekilde yerine getirilmesi gerekir.                                                                                                                                      

Umrenin faziletine ilişkin bazı hadis-i şerifler.

“Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler.”( Müslim, Hac, 437)

“Ramazan’da yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.”(İbn-i Mace, Menasik,45)   

     

Resûlullah sav.Hadisi Kutside “Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ben bir kuluma sıhhat ve âfiyet ihsân edip rızkını da bol verdiğim hâlde, o her beş senede (diğer rivâyete göre dört senede) bir bana gelmezse (yani hac veya umre ziyâretinde bulunmazsa), o kimse gerçekten mahrum biridir.” (İbn-i Hibbân, Sahîh, IX, 16/3703; Heysemî, III, 206)

“Vefatımdan sonra beni ziyâret eden kimse, sanki hayatımda ziyâret etmiş gibidir!” (Dârekutnî, Sünen, II, 278; Beyhakî, Şuab, VI, 46/3855)

“Kabrimi ziyâret edene, şefaatim vâcip olur.” (Heysemî, IV, 2. Bkz. Beyhakî, Şuab, III,


UMRE NASIL YAPILIR? (UMRE İBADETİNİN YAPILIŞI)

Umre, ihrama girerek tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmaktan ibarettir. Hanefî ve Mâlikîler’e göre müslümanın ömründe bir defa umre yapması müekked sünnettir. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise farzdır.

Kelime olarak “İhram”, haram kılmak demektir. Normal durumlarda yapılması dinen yasaklanmamış olan bazı iş ve davranışların, hac ve umre yapacak kişiler için belli bir süre yasak kılınması anlamına gelir. Söz konusu yasaklar, umreye niyet edip ihrama girmekle başlar.

İhrama girmeden önce genel bir vücut temizliği yapılır. Mümkünse gusledilir, değilse abdest alınır. Varsa güzel koku sürülür.

Erkekler, iç çamaşırları da dâhil normal giysilerini çıkarır, sadece “izar” ve “rida” denilen iki parça ihram örtüsüne bürünürler. Bunların beyaz renkli ve yeni olması güzel olur. Başlarını açık tutarlar, çoraplarını ve ayakkabılarını çıkarırlar. Ayaklarına terlik ve benzeri şeyler giyerler. Bayanlar ise normal kıyafetlerini değiştirmezler. Çorap, ayakkabı ve eldiven giyebilirler. Yüzlerini açık bırakarak başlarını örterler.

Şayet, mekruh bir vakit değilse, iki rekât ihram namazı kılınır. Namazın ilk rekâtında, Fatiha’dan sonra “Kâfirûn”, ikinci rekâtında “İhlâs” sûrelerinin okunması güzel olur. Namazdan sonra niyet edilmesi ve Telbiyenin söylenmesiyle ihrama girilmiş olur.


Umreye Nasıl Niyet Edilir?

“Niyet”, kişinin, yapacağı ibadete zihnen karar vermesidir. Esas niyet budur. Niyetin,

Okunuşu:  “Allahümme inni üridül umrate feyessirhe li vetegabbelhe minni.”

Anlamı:                                                                                                                         

“Allah’ım! Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve onu kabul buyur.” şeklinde dil ile söylenmesi de güzel olur. Niyet yapıldıktan sonra Telbiye söylenerek ihrama girilmiş olur.

Telbiye Nedir Nasıl Söylenir?



Okunuşu:

“Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek.”

Anlamı:                                                                                                                                

“Buyur Allahım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrindeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”


Harem denilen bölgenin:                                                                                                             

 (Mekke ve çevresinin) doğal bitkilerini kesmek, koparmak, av hayvanlarını avlamak, korkutmak,

erkeklerin ihram örtülerinin dışında elbise giymesi, başlarını ve yüzlerini örtmeleri, eldiven, çorap, ayakkabı giymeleri,

tırnak kesmek, saç sakal tıraşı olmak, vücudun herhangi bir yerindeki kılları koparmak veya kesmek, saç sakal ve bıyıkları yağlamak, boyamak, oje ve ruj kullanmak, vücuda veya ihram örtüsüne koku sürmek ve parfüm kullanmak;

eşiyle ilişkiye girmek veya buna yol açacak davranışlarda bulunmak, şehevî duyguları tahrik edici şeyleri konuşmak…

Bütün bunlar ihramlı için yasaktır. Bunlara ek olarak diğer zamanlarda da haram ve yasak olan başkalarına zarar vermek, kavga etmek, sövmek, kötü söz ve davranışlarda bulunmak gibi tutum ve davranışlar da ihram yasakları içinde olup bunların günahı ihramlı için daha ağırdır.Bu yasaklara uymayanlara yasağın durumuna göre birtakım cezalar gerekir. Bu cezalar, en hafifinden en ağırına doğru bir miktar sadaka vermekten, yapılacak umrenin iptal olmasına kadar uzanır.

Ayrıntı Ihram Bölümü icin burayı  tıklayın.


İhramda Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar

İhramlının yıkanması, parfümsüz sabun kullanması, diş fırçalaması, diş çektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iğne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, kol saati, yüzük ve bilezik takması, kemer kullanması, omuza çanta asması, yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri şeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir.

  • Harem Bölgesine Giriş

İhrama giren kişiler, içtenlikle dua ederek ve Yüce Allah’ı anarak Harem-i Şerif’e yönelirler. Dışardan gelenler, Mekke’ye vardıklarında kutsal iklime ulaştıklarından dolayı Yüce Allah’a şükrederler

Mekke’ye yaklaşıp Harem bölgesine girince okunacak dua;


Hareme Girince Okunacak Dua

Allah’ım! Burası senin haremindir, emin kıldığın yerdir. Beni cehenneme girmekten koru. Kullarını dirilttiğin gün beni azabından güvende kıl, beni dostlarından ve itaatkâr olanlardan eyle” diye dua eder.


Kabeyi Görünce Okunacak Dua                                                                                      

Beytullah’ı görünce üç defa tekbir ve tehlil getirir ve şu duayı okur.

Kabeyi Görünce Okunacak Dua

Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, Her türlü övgü Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür. Allah’ım! Bu senin Evindir. Onu Sen yüceltin, Sen şereflendirdin, Sen değerli yaptın .Onun yüceliğini, şerefini ve değerini artır. Ya Rabbi! Onun değerini artıran, onu şereflendiren, ona saygı gösteren kimsenin şerefini, saygınlığını, heybetini, yüceliğini ve iyiliğini artır. Allah’ım! Sen selamsın ve selamet ancak sendendir. Bizi selametle yaşat ve selamet yurdun olan cennetine koy, ey Celal ve ikram sahibi Allah’ım! Sen her şeyden yücesin ve her şeyden üstünsün” Bildiği başka duaları da okuyabilir. Tavafa başlamadan önce telbiyeyi keser. (Abdülğanî el-Mekkî, s. 510. Mevsîlî, I, 203.)                                                              

Mekke’de yine telbiye, dua ve diğer zikir cümlelerini söyleyerek Harem-i Şerif’e giderler. Bunlar söylenmese de olur. Ancak bilenlerin söylemesi güzel olur. Harem-i Şerif, Kâbe’yi çevreleyen mescittir. Tavafa başlamadan evvel Telbiyeyi keserler. Daha sonra “Umre tavafı”nı yaparlar.



Tavaf Nedir Nasıl Yapılır?


Tavaf, Hacer-i Esved köşesi hizasından başlayarak usulüne göre Kâbe’nin etrafında ibadet amacıyla yapılan yedi dönüşten (şavt) oluşur.

1- Tavafa başlamadan önce erkekler, vücudun üst kısmına örtülen peştamalın bir ucunu sağ koltuk altından geçirerek sol omuza atıp sağ kolu omuzla birlikte açıkta bırakırlar (Iztıba). Tavaf bitince omuz kapatılır.

2- Umre tavafı için Hacer-i Esved hizasına gelmeden; “Allahım! Senin rızan için umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle” diye niyet edilir.

3- Kâbe, kişinin sol tarafında kalacak şekilde Hacer-i Esved’in hizasına doğru gidilir, bu esnada dua edilir. Bilenler tekbir, tehlil, salâvat-ı şerife okurlar. Bunlar okunmasa da tavaf geçerlidir. Önemli olan içtenlikle Yüce Allah’a yöneliştir.

4- Hacer-i Esved’in hizasına varılınca eller, içleri Kâbe’ye doğru olacak şekilde namaza durur gibi omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılıp “Bismillahi Allahu Ekber” denildikten sonra Hacer-i Esved selamlanır (istilam). Aslında istilam, elleri Hacer-i Esved’in üzerine koyup onu öpmek demek ise de, günümüzde izdiham sebebiyle bu mümkün olmamaktadır. Bu sebeple Hacer-i Esved’e uzaktan elle işaret edilir. Hacer-i Esved istilam edilirken durup beklememelidir.

5- Tavafa başlarken, her şavtın başında ve tavaf sırasında çeşitli dualar okunur. Bu dualar okunmasa da tavaf geçerlidir. Ancak tavafın Kur’an tilaveti, dua ve zikirle yapılması güzel olur. Tavafın, Hatim (Kâbe’nin kuzey tarafındaki yarım daire şeklindeki duvar)ın dışından yapılması gerekir. Tavafın ilk üç şavtında erkekler kısa adımlarla koşar gibi çalımlı yürür (Remel). Bu yapılmasa da bir eksiklik olmaz. Remel, sadece arkasından sa’y yapılacak tavaflarda yapılır.

6- Tavaf esnasında bağırarak dua etmek uygun değildir. Bu durum, orada huşû içinde tavaf yapan bazı insanları rahatsız edebilir. Önemli olan duanın içtenlikle yapılmasıdır.

7- Duanın Arapça olması şart değildir. Herkes kendi dilinde içinden geldiği gibi dua edebilir. Belirttiğimiz gibi önemli olan, içtenliktir.

8- Tavaf esnasında dua edilir, tekbir ve tehlil getirilebilir. Tövbe ve istiğfarda bulunulur. Yüce Allah zikredilir. Kur’an okunur. Özellikle Kur’an’dan dua ayetleri okunması güzel olur.

9- Hacer-i Esved köşesinden başlayan ilk dönüş, tekrar Hacer-i Esved köşesi hizasına varılınca tamamlanmış olur. Beklemeden tekrar Hacer-i Esved selamlanarak ikinci şavta devam edilir. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır ve yedinci şavtın sonunda Hacer-i Esved tekrar selamlanarak tavaf bitirilir. Sonra –izdihama neden olmamak kaydıyla- Makamı İbrahim’in arka taraflarında iki rekât tavaf namazı kılınır. Kalabalık olması veya oranın müsait olmaması durumunda tavaf namazı başka uygun bir yerde kılınır. Tavaf namazının, mekruh vakit değilse tavafın hemen peşinden kılınması daha iyidir.

10- Tavaf, kesintisiz olarak yapılır. Tavaf sırasında farz namaz için kamet getirilmesi, abdestin bozulması, ya da yorulup dinlenme ihtiyacı duyulması ve benzeri durumların dışında tavafa ara verilmemelidir. Böyle mazeretlerin ortaya çıkması durumunda tavafa ara verilip daha sonra kalınan yerden devam edilebilir. Tavaf namazından sonra dua edilir. Zemzem içilmesi de güzel olur.


Sa’y Nedir Nasıl Yapılır?


Koşmak, hızlı yürümek anlamına gelen Sa’y, Safâ ile Merve arasında usulüne göre gerçekleştirilen gidiş geliştir. Terim olarak, hac ve umrede Kâbe’nin doğu tarafındaki Safâ’dan başlayarak Merve’ye dört gidiş, Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki mevki arasındaki gidişgelişe denir. Sa’y esnasında Safâ ile Merve arasındaki mesafenin iki yeşil ışık arasında bulunan bölümünde daha canlı ve hızlı yürümeye ise “Hervele” denilmektedir.

1-Sa’y yapacak kişi, Hacer-i Esved’i istilam ederek Safâ tepesine yönelir.

2- “Allahım! Senin rızan için umre sa’yini yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle” diye niyet eder, Kâbe’ye döner, tekbir, tehlil, salâvat okur ve içtenlikle dua eder. Sonra Merve tepesine doğru yürüyerek sa’yin ilk şavtına tekbir, tehlil ve dualarla başlar. Yukarıda da belirtildiği üzere bunların okunması zorunlu değildir. Önemli olan içtenlikle Allah’a yöneliş ve duadır.

3- Yeşil ışıklı direklerin arasında, erkekler koşar adımlarla yürür (Hervele).

4- Merve’ye varınca bir şavt tamamlanmış olur. Burada da yine Kâbe’ye yönelerek tekbir, tehlil ve salâvat-ı şerife okunur, dua edilir. Sonra Merve’den Safâ’ya doğru yürünür. Safâ’ya varınca ikinci şavt tamamlanmış olur. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kâbe’ye karşı dönerek dua edilir ve sa’y tamamlanmış olur.


Tıraş Olunur ve İhram’dan Çıkılır

Berberde veya evde veya otelde saç tıraşı olur veya saçlarını kısaltır, böylece ihramdan çıkar ve bu şekilde umre ibadetini yapmış olur.

Umre İbadetinin Yerine Getirilişinde Erkekler ve Kadınlar Arasında ki Farklar

Umrenin yerine getirilişi açısından kadınlarla erkekler arasında görülen farklar şunlardır:

1- Kadınlar için erkeklerde olduğu gibi özel bir ihram kıyafeti söz konusu değildir. Kadınlar umre esnasında da elbise, başörtüsü, çorap, ayakkabı gibi her zaman giydikleri kıyafetlerini giyerler. Yalnızca yüzlerini örtmezler.

2- Telbiye, tekbir, tehlil, salâvat okurken ve dua ederken erkeklerin yaptığı gibi seslerini yükseltmezler.

3- Remel(1) ve Hervele(2) yapmazlar.

4- İzdiham olan yerlerde mümkün olduğu kadar erkeklerin arasına girmemeye özen gösterirler. Özellikle namaz kılarken, erkek safları arasında kalmayıp kadınlara ait yerlerde namaz kılarlar.

5- Âdetliyken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra âdet görmeye başlayan hanımlar, umrelerini özel günleri geçtikten sonra yaparlar. Âdetleri devam ettiği sürece dua, tesbihat ve zikir ile kutsal iklimdeki vakitlerini değerlendirirler.


Dipnot:

(1) Sonunda sa’y bulunan tavafların ilk üç şavtında koşar adımlarla çalımlı yürüme.

(2) Safa ile Merve arasında sa’y yaparken yeşil ışıklı direkler arasında koşar adımlarla yürüme.

Şekil olarak umrenin yapılışı, kısaca böyledir.

UMRE NASIL YAPILIR KISACA

1- İhrama ‘Niyet’ ve ‘Telbiye’ ile girilir. Erkekler iki parça örtüye bürünür, ayaklarına terlik giyerler.

2- Hacer-i Esved köşesinin hizasından başlayarak Kâbe’nin etrafında yedi defa dönmek/ Not. Hacer-i Esved’in baktığı karşı duvarda yeşil renkli bir lamba vardır.

3- Tavaftan sonra iki rekât tavaf namazı kılmak. Sonra da kılınabilir.

4- Safâ’dan başlayarak Merve’ye dört gidiş ve Merve’den Safâ’ya üç dönüş/ Not: Safâ tepeciğinin olduğu yer, Kâbe’yi çevreleyen Mescid-i Haram’da tekli minarenin olduğu yerdir. Diğer minareler çifttir.

5- Erkekler saçlarının ucundan bir miktar -en az bir cm. kadar- keserek veya saçlarını dipten tıraş ederek, kadınlar da saçlarının ucundan bir miktar keserek ihramdan çıkarlar.


DETAYLI BILGILER                                                                                                                      

UMREDE TELBİYE NE ZAMAN KESİLMELİDİR?

Mûtemir umre yapan kimse telbiyeyi ne zaman mevkuf etmelidir. Bu konuda ihtilaf vardır. Nitekim Hanefiler, Süfyân-ı Sevri, İmam Şâfiî, İmam Ahmed, İshâk İbn Râheveyh gibi çoğu ilim ehline göre umre tavafının başlangıcında Hacerü’l Esved istilâm edilirken telbiye mevkuf edilmelidir.     Bizim bu konudaki delilimiz şu rivâyettir:

İbn Abbâs radıyallahu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Mûtemir Hacerü’l Esved’i istilâm edinceye kadar telbiye getirin” buyurmuşlardır. Hadis, Tirmizî’de şöyledir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, umrede iken, Hacerü’l Esved’e istilâm yapınca telbiyeyi bırakırdı.

Bir başka delil de şudur ki; umrenin maksadı tavaftır. Onun için tavafa başlamasıya telbiye kesilmelidir.


UMRE VE HAC ARASINDAKİ FARK

Umrenin şartları haccın şartları gibidir. Onun ihramıyla ilgili hükümler, hac ihramının hükümleri gibidir. Hacda haram, mekruh, mesnun ve mübah olan şeyler umrede de haram, mekruh, mesnun ve mübahtır. Elbette aşağıdaki konularda hac ve umre arasında fark vardır:

1) Hac için belirli bir vakit müteayyindir, umre ise beş gün, yani Arefe günü Kurban bayramı ve teşrih günleri müstesna bütün yıl boyu yapılabilir. Bu beş günde ise umre yapılması tahrîmen mekruhtur.

2) Hac farzdır, umre farz değildir.

3) Hac fevt olmaktadır, umre fevt olmamaktadır.

4) Hacda, Arefe ve Müzdelife vakfelerinin iki namaz cem edilmesi ve hutbe vardır, umrede ise zikri geçen şeyler yoktur.

5) Hacda tavaf-ı kudûm ve tavaf-ı veda yapılmaktadır, umrede ise her iki tavaf da yoktur.

6) Umrenin ifsâd edilmesinde yahut cünüp olarak umre tavafının yapılması durumunda sadece bir küçükbaş hayvan kurban edilmesi kifayet edecektir, hacda ise bu kifayet etmemektedir.

7) Umrenin Mikat’ı herkes için Hill’dir, hacda ise Mekke ahâlisi hac ihramına Harem’den girmektedirler. Elbette umre niyetiyle âfâktan gelen kimseler kendi Mikatlarında ihrama girmelidirler.

8) Umrede tavafa başlanasıya telbiye mevkuf edilmektedir, hacda ise cemre-i uhrâ’nın remyine başlandığında telbiye mevkuf edilmelidir.

9) Veda tavafı sadece hacda vâcibtir, umrede değil.

         Ramazan’da umre yapmak müstehap ve efdaldir. Ramazan’da yapılan umre bir hacca eşittir. (Sevap açısından) bir rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz “Ramazan’da yapılan umrenin sevabı benimle birlikte yapılan haccın sevabına denktir” buyurmuşlardır.

         Bir kimse Şaban ayında umreye başlar ve Ramazan ayında onu tamamlarsa, bu durumda eğer umre tavafının ekser bölümü Ramazan’a icra edilmişse, o zaman bu Ramazan umresi sayılacaktır, yoksa Şaban umresi olacaktır. Bunun gibi eğer Ramazan’da başlanarak Şevval’de umre tamamlanırsa, bu durumda da tavafın ekser şavtlarının hangi ayda yapıldığına bakılacaktır. Eğer Ramazan’da yapılmışsa Ramazan umresi, Şevval’de yapılmışsa Şevval umresi olacaktır.

         Umrede ihram, dört şavt tavaf farzdır. Şavtların tamamını yerine getirmek ve say yapmak hacda mezkûr olduğu gibi vâcibtir.

         Her umre için ayrı ayrı ihram bağlanmalıdır. İhrama girilerek tavaf ve say yapılarak ihramdan çıkılmalıdır, sonra da Tenim veya Cirâne’ye gidilerek tekrardan ihrama girilmelidir. Bir ihramla birden fazla umre yapmak câiz değildir. Bunun gibi umrenin tavaf ve say’ini yaptıktan sonra tıraş olmazdan evvel ikinci bir umre ihramına girmek de câiz değildir.

         Bir kimse dışarıdan, yani Hill’den Mekke-i Mükerreme’ye gitmek isterse, onun Mikat’tan ihramsız geçmesi câiz değildir, aksine onun için hac veya umre ihramına girmesi gereklidir. Eğer ihramsız Mikat’tan geçerse, onun tekrardan Mikat’a dönerek, hac veya umre ihramına girmesi gereklidir. Eğer dönmezse, o zaman dem vâcip olacaktır.

         Bir kimse evinden Mekke-i Mükerreme’ye gitme kastı ile çıkarsa, onun Cidde’de birkaç gün kalması muteber değildir. Bundan dolayı o ehl-i Hill sayılmayacaktır. Elbette eğer bir kimsenin niyeti baştan Cidde olur, oraya varınca Mekke-i Mükerreme’ye gitmeye niyet ederse, bu durumda onun üzerine ehli Hill’in itlakı olacaktır.

         İhramın Mikat’tan önce bağlanması farzdır. Eğer yolculuk uçakla yapılırsa, o zaman uçağa binmeden evvel ihram bağlanmalıdır. Cidde’ye kadar ihramın muahhar edilmesinde fukaha arasında ihtilaf vardır, onun için ihramın önceden bağlanmasında ihtiyat vardır.

İzah: Tenim, Harem sınırları dışındadır. Mekke-i Mükerreme ahâlisinin Tenim mescidinden ihrama girmelerinin nedeni şudur ki; orası Mekke-i Mükerreme’ye Harem sınırları dışında kalan en yakın yerdir. Ayrıca Ümmehat’ül Mü’minin Âişe radıyallahu anhâ validemiz de oradan ihrama girerek gelmiştir. Bazıları umre ihramına girmek için Mekke-i Mükerreme’den Cirâne’ye gitmektedirler, çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Huneyn gazvesinden sonra oradan ihrama girerek umre için teşrif etmişlerdir. Mekke-i Mükerreme ahâlisinin umre ihramına girmeleri için bu iki yerin bir hususiyeti yoktur. Onların Harem sınırları dışında herhangi bir yerden ihrama girerek gelmeleri câizdir.


Tenbih:

Günümüzde bazı fırkalar Cumhur-u Fukaha’nın hilafına şu meseleleri icad etmişlerdir. Onlar Umre ihramını da hac ihramı gibi Mekke’de yaşayanlar için Harem sınırları içinde, hatta Mekke’de bağlamaktadırlar. Hill’e gitmeye gerekli görmemektedirler. Bu bütün imamların görüşüne terstir. Lihâza bununla amel edilmemelidir.

         Umrede yapılan hiçbir cinayetten dolayı Budne, yani deve veya sığır vâcip olmamaktadır. Umre tavafını cenâbet hayız yahut abdestiz yapma nedeniyle sadaka lazım gelmemektedir, yani tavafın tamamı yahut eskerisi yahut tek bir şavtının taharetsiz yapılması durumunda dem lazım gelmekte, sadaka lazım gelmemektedir. Elbette umre say’inin hükmü hac say’inin hükmü gibidir.

         Umrede ihram şarttır. Tavaf rükündür. Tavafın saydan önce yapılması say’in sıhhatinin şartıdır. Say bizzat vâcibtir. Say’in halaktan (tıraştan) önce olması vâcibtir, çünkü umrenin say’i için ihramın bekası vâcibtir. Eğer say’dan evvel tıraş olunur ve ihramsız olarak say yapılırsa, bu durumda yapılan say sahih olsa da dem vâcip olacaktır.

         Umre tavafının ekser şavtlarını yapmadan önce zevciyet münasebetinde bulunmayla umre fâsid olacaktır. Bu durumda umrenin geri kalan efalleri tamamlanarak ihramdan çıkılmalı, umreyi fâsid etme cinayetinden dolayı bir küçükbaş hayvan vâcip olacaktır, umrenin kazâsı da lazım gelecektir. Elbette eğer tavafın tamamı yahut ekser şavtlarını yaptıktan sonra veyahut umre say’ini yapıp tıraş olmadan evvel zevciyet münasebetinde bulunulmuşsa, o zaman (kazâ değil), sadece dem vâcip olacaktır.

         Bazı hacıların âdeti şudur ki; Ramazan’dan bol bol umre yaptıklarından, ilk yaptıkları umrenin tıraşını olmadan onunla birlikte ikinci umrenin ihramına girmektedirler. Eğer böyle yapılırsa, birinci umreden helâl olmadan ikinci umrenin ihramını cem etme nedeniyle dem vâcip olacaktır. Eğer ikinci umrenin ihramını bağladıktan sonra onu tamamlamadan önce tıraş olunursa, o zaman ikinci bir cinayet dem’i vâcip olacaktır, çünkü o bu durumda ikinci umrenin ihramındaydı. Bu hâldeki kimse ikinci umrenin efallerini tamamladıktan sonra tıraş olmalıydı, o zaman her iki umrenin ihramından da çıkmış olacaktır ve iki ihramı birleştirdiği için sadece bir tek dem vermesi vâcip olacaktır. Bu meselenin detaylıca tahkiki inşaallah iki ihramı birleştirme bahsinde gelecektir.

         Umreden fariğ olduktan sonra tıraş olmadan dikişli elbise giyilirse, bu durumda dem değil, fıtır sadakası miktarı sadaka vermek vâcip olacaktır. Bu sadakanın Harem’de verilmesi kaydı yoktur, herhangi bir yerde verilebilir.

Tenbih:

Avamdan bazı kimseler ihramdan çıkmak için sadece başlarının dörtte birini tıraş ettirmekle yetinmektedirler. Böyle yapmak mekruhtur.


RASÛLULLAH sallallahu aleyhi ve sellem KAÇ AYRI UMRE YAPMIŞTIR?

Pek çok meşhur rivâyetle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in dört ayrı umre yaptığı geçmektedir.

1) Hicrî 6 yılında Umretü’l Hudeybiye

2) Hicrî 7 yılında Umretü’l Kazâ

3) Hicrî 8 yılında Umretü’l Cirâne

4) Veda haccıyla birlikte yaptığı umre, çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin haccı, hacc-ı kıran’dır. Bu dört umreden birincisi hükmî umredir, hakiki değildir. Çünkü Mekkeli müşrikler tarafından Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ihsar edilmiş. Bu yüzden Hicrî 6 yılında Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem umre yapamamıştır. Ancak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz umre ihramına girmiş, beraberinde getirdiği kurbanlığı Hudeybiye’de kesmiştir. Ayrıca bu umreye sağlam niyet etmiştir. Onun için bu da umre sayılmıştır.


UMRE ILE ILGILI DETAYLI BILGI

Umrenin iki farzı vardır:

 İhram ve tavaf. 

Bunlardan ihram şart, tavaf rükündür.


Umrenin iki Vacipleri vardır:

Sa’y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır.

(Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir. Bazı âlimler farz olduğunu söylemişlerdir.)


IHRAM


İHRAMIN FARZLARI  (ihramın iki farzı vardır)

1. Niyet Etmek

2. Telbiye Getirmek


İHRAMIN VACIBLERI ( ihramın iki Vacibi vardır.)

1- Mîkat sınırını ihramsız geçmemek.

2- İhram yasaklarından sakınmak.


İHRAMIN SÜNNETLERİ                                                                                                                                               

1.İhram için gusül veya abdest almak.                                                                                                     

2.Peştemal ve çadır kullanmak (erkekler için).                                                                                         

3.İki rekât nâfile namaz kılmak.                                                                                                               

4.telbiye (bir defaya ilave çünkü bir defa telbiye okumak vâcibtir) okumak.                                    

5.Telbiyeyi üç defa getirmek.                                                                                                            

6.Telbiyeyi yüksek sesle getirmek (kadınlar seslerini yükseltmezler).                                                    

7.İhrama niyet etmeden önce koku sürünmek.


İHRAMIN MÜSTEHABLARI (Ihramin müstehabları Ondur.)

1) Kiri pası gidermek.                                                                                                                         

2) Tırnakları kesmek.                                                                                                                             

3) Koltuk altlarını temizlemek.                                                                                                                  

4) Etek tıraşı olmak.                                                                                                                             

5) İhram niyetiyle gusül almak.                                                                                                             

6) Yeni veya yıkanmış beyaz renkte peştemal ve çadır kullanmak.                                                   

7) Terlik giymek.                                                                                                                                         

8) Dille ihrama niyet etmek.                                                                                                                     

9) Niyeti namazdan sonra oturarak yapmak.                                                                                  

10) İhramı Mikat’tan önce bağlamak.


İHRAMIN MEKRUHLARI   

Vücuddan kiri gidermek, saçı sakalı ve vücudu sabunla yıkamak.

Saçı sakalı taramak. Ayrıca saçı sakalı kıl kopacak veya bit dökülecek derecede şiddetle kaşımak da mekruhtur. Saç ile sakal, bit ya da saç dökülmeyecek derecede yavaşca kaşınmalıdır.

İhramlı iken sakalları hilâllemek. Eğer hilâllenirse, o zaman kıl dökülmeyecek şekilde yapılmalıdır.

İzarın iki ucunu birleştirerek ön tarafından dikmek. Eğer bir kimse setri avretin hifazeti için bunu yaparsa, dem lazım gelmeyecektir.                                                                                           

Ridayı düğümleyerek boğaza bağlamak. İp vs. ile izarını bağlamak.

Kokuya dokunmak, yahut koklamak. Koku satan dükkânlarda koku koklamak için oturmak, kokulu meyve ve otları koklamak ve onlara dokunmak. Eğer irade olmadan koku gelirse, bunda bir beis yoktur.

Baş ve yüzün dışında vücudun herhangi bir yerine zaruret bulunmaksızın sargı sarmak. Eğer zaruret olursa, mekruh değildir.

Kâbe-i Muazzama’nın örtüsü altında başı ve yüzü örtecek şekilde durmak. Eğer başı ve yüzü örtmeyecek şekilde durulursa, câizdir.

İzarın kenarlarını kıvırarak kemer takmak.

Burun, çene ve yüzü örtüyle örtmek. Elle örtmek ise câizdir.

Yastığın üzerine yüzükoyun yatmak. Başı ve yüzü yastığa koymak ise câizdir.

Pişirmeden kokulu yemek yemek. Pişirildikten sonra yemek ise mekruh değildir.

Hanımının tenâsül uzvuna bakmak.

Aba, palto vs.’yi sadece omza atmak, isterse kolları giyilmesin.

İhrama girdikten sonra tütsülenmiş elbise giymek.

Bir zarurete binaen veya serinlemek için, yahut tozu toprağı gidermek için, ister sıcak olsun, ister soğuk, sade suyla yıkanmak câizdir, fakat kirler giderilmemelidir. 

Ayrıca ihramlı iken suya dalmak, hamama girmek, çamaşır yıkamak, yüzük takmak, silah kuşanmak, şer’î ölçülere göre düşmanla savaşmak da câizdir.

İhramlı iken himyani takmak, ister izarın üstüne takılsın, ister altına, ister içinde, kişinin kendi parası olsun, ister bir başkasına câizdir.

İhramlı iken eve veya çadıra girmek, şemsiye kullanmak ve herhangi bir şeyin gölgesinde oturmak câizdir.

İhramlı iken, aynaya bakmak, misvak kullanmak, kırılmış tırnağı koparmak, saçları kestirmeden hacamat yaptırmak, damardan kan aldırmak, 

ters çıkan kiprikleri yontmak, (yani tersine çıkıp göze batan kiprikleri yontmak), kokusuz sürme çekmek, sünnet olmak, su kabarcıklarını patlatmak ve kırılan bir uzva sargı sarmak câizdir.

İhramlı iken hayızı engellemek için veya çiçek hastalığından korunmak için iğne vurulmak câizdir.

İhramlı iken izara para koymak veya saat koymak için cep diktirmek câizdir.

İhramlı iken baş ve yüzün dışında bütün vücudu örtmek, kulak, boğaz ve ayakları çadır vs. ile örtmek câizdir.

İhramlı iken tencere, kazan, sepet vs. gibi şeylerin başın üzerine konularak taşınması câizdir.

İhramlı iken ihramlı olmayan bir kimsenin Hill’de avladığı kara avının etinden yemek câizdir. Bunun için muhrimin herhangi bir şekilde katkı sağlamamış olması şarttır. 

Ayrıca muhrim için deve, sığır, koyun, keçi, evcil ördek gibi bir hayvanı boğazlaması da, bunların etinden yemesi de câizdir. Yabani ördeğin ise ihramlı iken boğazlaması câiz değildir.

İhramlı iken yılan, akrep, kertenkele gibi zararlı hayvanların öldürülmesi câizdir.

İhramlı iken kokulu şeyler yenmesi mekruhtur. Elbette eğer bir yemeğe koku katılarak pişirilirse, onu yemek câizdir.

İhramlı iken mezmunu günah olmayan şiirlerin okunması câizdir.

İhramlı iken saç, sakal veya vücudun herhangi bir yerini saç veya kıl dökülmeyecek şekilde kesmek câizdir. Eğer bundan dolayı kıl veya saç kopma endişesi bulunmuyorsa, isterse kan çıksın o zaman kuvvetli kaşınma da câizdir.

İhramlı iken tereyağı, don yağı ve sıvıyağ yemek câizdir.

İhramlı iken kokulu olmaması kaydıyla el ve ayaktaki yarıklara veya yaralara merhem sürmek câizdir.

İhramlı iken dini meseleler ve konularda müzâkerede bulunmak câizdir.

İhramlı iken kendini veya bir başkasını nikâhlamak câizdir, fakat va’di câiz değildir.


BAŞLICA İHRAM YASAKLARI ŞUNLARDIR

1) Kadınla mübaşeret ve mübaşeretle ilgili bir şey konuşmak, hatta açıktan mübaşeretle ilgili şeyleri konuşmak da buna dâhildir.

2) Karada yaşayan av hayvanlarını avlamak, ister bizzat avlansın, ister yeri söylensin.

3) Saç veya tırnakları kesmek.

4) Koku kullanmak.

Bu dört şey kadın ve erkek her iki taraf için de ihram hâlinde câiz değildir. Bunlara ilave iki şeyin mümânaatı da erkeklere mahsustur. Bunlardan biri dikişli elbise giymek, ikincisi de yüzü örtmek.

 İmam-ı Azam ve İmam Mâlik’e göre ihram hâlinde kadının yüzünü örtmesi câiz değildir. Onun için bu da müşterek ihram yasaklarına şâmil olmuştur.

İhrama girdikten sonra kadınların yanında cimâ tezkeresi yapmak, yahut cimâ sebebleri olan öpme, şehvetle dokunmak yasaktır.

İhramda değilken yasak olsa da, ihramlı iken günah olan bir işi yapmak özellikle yasaktır.

Yol arkadaşları ve diğer kimselerle kavga dövüş yapmak da yasaktır.

Karada yaşayan av hayvanlarını avlamak, yerini söylemek veya ona işarette bulunmak yasaktır, avcıya yardımcı olmak da yasaktır.

Karada yaşayan avı kovalamak, yumurtasını kırmak, tüyünü ve kanadını kopartmak, satmak, satın almak, sütünü sağmak veya etini pişirmek,

bit öldürmek, bitlerin ölmesi için elbiseleri güneşe sermek.

Koku sürünmek, saç sakalı tıraş etmek, tırnakları kesmek kestirmek, başı ve yüzü örtmek, ister azını, ister çoğunu olsun, yasaktır.

Dikişli elbise giymek, örneğin atlet, kilot, şalvar, cübbe, pantolon, ceket, gömlek, eldiven, mest vs. giyilmesi de yasaktır.

Eğer nalın yoksa, mestlerin nalın gibi kesilerek kullanılması câizdir. Fakat topuklar gözükecek kadar aşağıdan kesilmesi gereklidir.

Topukları örtecek nalın giymek yasaktır. İhramlı iken çorap giymek câiz değildir.

Elbisenin çadır gibi örtünülmesi câizdir, fakat bundan kaçınılması efdaldir.

Başa ve yüze sargı sarmak yasaktır. Eğer bir gün bir gece sarılırsa, isterse hastalıktan dolayı olsun, sadaka vâcip olacaktır.

Eğer ihramlı iken takke bir saatten az bir vakit giyilmişse, bir avuç buğday, bundan fazla giyilmişse, yarım sa buğday sadaka olarak verilmelidir. On iki saat veya daha fazla giyilmişse, o zaman dem vâcip olacaktır. 

İhramlı iken boyun ve kulakların örtülmesinde bir sakınca yoktur, alnı örtmek ise câiz değildir. Elbette zaruret bulunması hâlinde bu da câizdir. Ancak ceza her iki durumda da vâcip olacaktır.

Zâferan, vers, aspur vs. gibi kokulu şeylerle boyanmış elbiselerin giyilmesi yasaktır. Elbette eğer yıkanır ve kokusu bâkî kalmazsa, o zaman kullanılabilir.

İhramlı iken vefat eden kimsenin techiz ve tekfini ihramlı olmayan kimse gibi yapılmalıdır, başı örtülmeli ve kafur vs. gibi şeylerle de kokulanmalıdır.

İhramda olan kimsenin mest, çorap vs. giymesi câiz değildir

İhramda kadınların eldiven, çorap, takı vs. giyinmeleri mübahtır, fakat terk etmeleri efdaldir, çünkü ihramlı iken hoş giysilerin zinet için kullanılması uygun değildir.


TAVAF


TAVAFIN GEÇERLİ OLMASININ 4 ŞARTLARI

1. Niyet

2. Tavafı Belirlenen Vakitte Yapmak

3. Tavafı Kâbe’nin Çevresinde ve Mescid-i Haram’ın İçinde Yapmak

4. Tavafın En Az Dört Şavtını Yapmak


Tavafın vacipleri (Sekiz dir.)

1. Tavafı abdestli yapmak

2. Tavafı Avret Mahalli Örtülü Olarak Yapmak

3. Teyamün (“Teyamün” sağdan yapmak demektir)

4. Tavafın İlk Şavtına Hacer-i Esved’in Hizasını Geçmeden Başlamak

5. Tavafı Yürüyerek Yapmak

6. Tavafı Hatim’in Dışından Yapmak

7. Tavafı Yedi Şavta Tamamlamak

8. Tavaf Namazı Kılmak


TAVAFIN SÜNNETLERİ (Sekiz dir.)

1. Tavafa Başlarken Hacer-i Esved veya Hizasına “Rükn-i Yemânî” Tarafından Gelmek ve Hacer-i Esved’in Hizasında Tavafa Başlamak

2. Tavafın Başlangıcında ve Her Şavtın Sonunda Hacer-i Evsedi istilam Etmek

3. Remel Yapmak (“Remel”, koşmaksızın çalımlı ve süratli bir şekilde yü­rümektir.)

4. Iztıba Yapmak (“Iztıba ” sağ omuzu ve sağ kolu açık bırakmak demektir.)

5. Müvâlât (Tavafın şavtlarını, ara vermeden peş peşe yapmak)

6. Duâ Etmek

7. Tavaftan Sonra Zemzem İçmek

8. Vücutta, Elbisede ve Metafta Necaset Bulunmaması


TAVAFIN MÜSTEHABLARI (Oniki dir.)

1) Tavafa Hacerü’l Esved’in sağ tarafından şu şekilde başlamalı ki, tavaf yapan kimsenin bedeninin tamamı Hacerü’l Esved’in hizasından geçsin.

(2) Hacerü’l Esved’i üç defa öpmek ve üç defa onun üzerine secde yapmak.

(3) Tavaf yaparken mesnun olan duaları okumak. (İnşaallah bu konuda selef-i sâlihinden rivâyet edilen dualar ileride ayrıca gelecektir).

(4) İzdiham ve birine eziyet vermeme kaydıyla erkekler için Beytullah’a yakın olarak tavaf etmek.

(5) Kadınlar için gece vakti tavaf yapmak.

(6) Tavafa Beytullah’ın süpürgeliğini de şâmil etmek.

(7) Tavaf yarıda bırakılır veya mekruh yolu yapılırsa, sil baştan tavaf yapmak.

(8) Tavaf esnasında mübah olan konuşmaları terk etmek.

(9) Tavaf esnasında huşuya zarar veren şeyi yapmamak.

(10) Tavaf esnasında dua ve zikirleri sessizce okumak.

(11) Rükn-ü Yemâni’yi istilâmda bulunmak.

(12) Kalbi meşgul eden şeylerden gözü çevirmek.


TAVAFIN MÜBAHLARI (On dur)

1- Selâm vermek.

2- Hapşırana اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ demek.

3- Şer’î meseleleri söylemek ve sormak.

4- Bir zarurete binaen konuşmak.

5- Bir şeyler içmek.

6- Duaları terk etmek.

7- Güzel mânâlar içeren şiir okumak veya dinlemek.

8- Temiz ayakkabı vs. giyerek tavaf yapmak.

9- Bir özre binaen binek üzerinde tavaf yapmak.

10-İçinden Kur’ân okumak.


TAVAFIN MEKRUHLARI (Onbeş dir)

1-Boş ve faidesiz konuşmak.

2-Alışveriş yapmak ve alışveriş üzerine konuşmak.

3-Hamd-ü senadan hâli olan bir şiir okumak. Bazıları mutlak olarak şiir okumayı mekruh addetmiştir.

4-Tavaf yapan veya namaz kılanları rahatsız edecek derecede yüksek sesle dua, zikir veya Kur’ân okumak.

5-Remel ve ıztıbâyı mazeretsiz terk etmek, yani remel ve ıztıbânın mesnun olduğu tavaflarda.

6-Hacerü’l Esved’in istilâmını terk etmek.

7-Tavafın şavtları arasında fazla mesafe bırakmak.

8-Aralarında iki rekât tavaf namazı kılmadan iki tavafı birleştirerek yapmak, fakat o vakitte eğer namaz kılmak mekruhsa câizdir.

9-Tavafa niyet ederken tekbir almadan elleri kaldırmak.

10-Hutbe okunurken, yahut cemaatle farz namaza durulurken tavaf yapmak.

11-Tavaf esnasında yemek yemek. Bazıları bir şey içmeye de mekruh demişlerdir.

12-Küçük veya büyük abdeste sıkışıkken tavaf yapmak.

13-Açlık ve öfke hâlinde tavaf yapmak.

14-Tavaf yaparken elleri namazdaki gibi bağlamak.

15-Tavaf esnasında elleri böğre koymak, yahut boyna bağlamak.


TAVAFIN HARAMLARI (On dur)

1-Cenâbet, hayız ve nifas hâllerinde tavaf yapmak.

2-Mazeretsiz birinin sırtına binerek veya binek üzerinde tavaf yapmak.

3-Abdestsiz tavaf yapmak.

4-Mazeretsiz dizüstü veya yüzükoyun sürünerek tavaf yapmak.

5-Tavaf yaparken hatîm’in içinden geçmek.

6-Tavafın bir şavtını veya daha azını terk etmek.

7-Hacerü’l Esved’in dışında başka bir yerde tavafa başlamak.

8-Tavaf yaparken Beytullah’a yönelmek.

9-Elbette tavafa başlarken Hacerü’l Esved’e istilâm ederken Beytullah’a yönelmek câizdir.

10-Tavafta vâcip olan şeylerden birini terk etmek.


TAVAFIN ÇEŞİTLERİ (Yedi dir)

Hükmü itibariyle farz, vacip, sünnet ve nafile olmak üzere dört çeşit, uygulaması itibariyle 

1. Kudûm Tavafı

2. Veda Tavafı

3. Umre Tavafı

4. Nezir Tavafı ( Kâ’be’yi tavaf etmeyi adayan kimsenin bu adağını ye­rine getirmesi vaciptir. )

5. Nafile Tavaf

6. Tahiyyetü’l-Mescid Tavafı

7. Ziyaret Tavafı


SAY

SAY’İN RÜKNÜ

Say’in Safa ve Merve arasında olması rükündür. Eğer bu ikisi arasında yapılmayıp sağda solda say yapılırsa, o zaman say olmayacaktır.


SAY’İN ŞARTLARI   Say’in şartları başlıca altıdır:

1) Say’i bizzat kendin yapmak

2) Say tam bir tavaf veya tavafın çoğu şavtları yapıldıktan sonra olmalıdır

3) Umre veya Hac ihramı say’a mukaddem olmalıdır.

4) Say’a Safa’da başlanmalı ve Merve’de bitirilmelidir.

5) Say’in ekser şavtları yapılmış olmalıdır, (yani yedi şavttan çoğu örneğin 4-5 vs.)

6) Say, say’in vaktinde yapılmalıdır. Bu haccın say’inin şartıdır, umre say’inin şartı değildir.


SAY’İN VÂCİBLERİ (altıdır)

1) Say’i cenâbet ve hayızdan taharet hâlinde yapılan tavaftan sonra yapmak.

2) Say’a Safa’dan başlamak, Merve de bitirmek.

3) Şer’î bir mazeret bulunmazsa, yaya olarak say yapmak. Eğer şer’î bir özür bulunmadan binek üzerinde say yapılırsa, o zaman dem vâcip olacaktır.

4) Say’in yedi şavtını tamamlamak, yani dört şavt farzdır. Bundan sonraki üç şavt ise vâcibtir. Eğer bir kimse say’in son üç şavtını terkederse, say olacaktır, fakat her şavta bedel olarak yarım sa buğday veya onun kıymetini sadaka yapmak vâcip olacaktır.

5) Umrenin say’inde, umre ihramını say’in sonuna kadar bâkî bırakmak.

6) Safa ve Merve arasındaki bütün mesafeyi kat etmek, yani Safa tepesine topukları değdirerek veya ona çıkarak say’a başlanmalı, Merve’ye giderek ayak parmaklarını değdirmeli veya çıkılmalıdır.


SAY’İN SÜNNETLERİ (Dokuzdur)

1) Hacerü’l Esved istilâm yapıldıktan sonra say için mescidden çıkmak.

2) Tavafın hemen arkasında say yapmak.

3) Safa Merve tepelerine çıkmak.

4) Safa Merve tepelerine çıkarak kıbleye yönelmek.

5) Say’in şavtlarını peş peşine yapmak.

6) Cenâbet ve hayızdan taharetle say yapmak.

7) Say’i, taharet hâlinde, abdestli olarak, elbise, beden ve tavaf yerinde necaset bulunmayan mutedbihi bir tavafın arkasından yapmak.

8) Mileyn Ahzareyn arasında koşarak hızlıca yürümek.

9) Avret yerleri örtülü olmak, avret yerlerinin örtülü olması her hâlukârda farz olsa da, burada buna daha fazla ihtimam gösterilmelidir.


SAY’İN MÜSTEHABLARI (Beşdir)

1) Niyet etmek.

2) Safa ve Merve’de uzun müddet beklemek.

3) Huşu ve huzuyla zikir ve duaları üçer defa yapmak.

4) Say’in şavtlarında eğer şer’î bir mazeret bulunmadan ziyâde mesafe olursa veya bir şavtta biraz vakfe olursa, o zaman yeni baştan say yapmak. Fakat say’in sil baştan yapılması çoğu şavtlar yapılmış olmaması durumunda müstehabdır.

5) Say tamamlandıktan sonra mescide girilerek iki rekât nâfile kılmak.


SAY’İN MÜBAHLARI

Meşgul edici ve huşuya münafi olmayan şeyleri konuşmak ve say’in şavtları arasında mucibi fasıl olmayacak tarzda yeme içme mübahtır.


SAY’İN MEKRUHLARI (altıdır)

1) Huzuru kalp kalmayacak, dua vs. okuyamayacak ve say’in şavtlarını musalsal yapamayacak tarzda alışveriş yapmak ve konuşmak mekruhtur.

2) Safa Merve tepelerine çıkmamak.

3) Mazeretsiz say’i tavaftan muahhar yapmak veya Eyyam-ı nahr’dan muahhar yapmak.

4) Avret yerlerini açmak.

5) Mileyn arasında hızlanarak koşmamak.

6) Say’in şavtları arasında fazla mesafe yapmak.


SAÇLARI TIRAŞ ETMEK VEYA KISALTMAK

a) Tıraş Olmanın Zamanı

b) Saçları Tıraş Etmenin veya Kısaltmanın Yeri

Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre, ister hac, is­ter umre için olsun, saçları tıraş etmenin veya kısaltmanın yeri Harem bölgesidir. Harem bölgesi dışında yapılan tıraş geçerli ise de vâcip terk edildiği için dem gerekir.

c) Tıraş Edilecek veya Kısaltılacak Saçın Miktarı

Saçların tıraş edilmesi veya kısaltılmasında vâcip olan miktar, başın en az dörtte biridir. Başın sadece dörtte birin­de veya daha az kısmında saç varsa, hepsinin tıraş edilmesi veya kısaltılması gerekir.

Saçların tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması ise sünnettir.

İhramdan çıkmak için başın saçlarını kesmek gereklidir. Bunun üç derecesi vardır. 

1-Birinci derece halaktır, yani saçları usturayla kökünden kazıtmaktır. Bu en efdal olanıdır.

2-İkinci derece şudur ki, başın tamamındaki saçları makas veya makineyle kestirmek. Bunun fazîleti başın tamamını usturayla kazıtmaya denk değildir. 

3-Üçüncü derece de şudur ki, en az başın dörtte biri üzerindeki saçlar bir parmak boğumu(yaklasik 2,5 cm) aldırılmalıdır. 

Kadının saçını tıraş ettirmesi haramdır. Sadece başının dörtte birindeki saçlardan bir parmak boğumu (yaklasik 2,5 cm) aldırması kâfidir. Fakat bir parmak boğumundan fazla almalıdır, tâ ki bütün saçlardan kesilmiş olsun, çünkü saçlar uzunlu kısalı olmaktadır.

İzah: Halak ve Kasırdan birisi vâcibtir. Fakat erkekler hakkında tıraş mesnundur, kasır ise mübahtır. Kadınlar hakkında kasır mesnundur, halak haramdır. Hatta onlar hakkında kasır mutayyen vâcibtir. Her ikisinden birini yapmayla vâcip edâ olsa da.

Bütün saçların tıraş ettirilmesi veya kısalttırılması sünnettir. Eğer başın dörtte biriyle iktifa edilirse câizdir, fakat tahrîmen mekruhtur.

Kestirilen saç ve tırnakların defnedilmesi müstehabdır. Atılmasında da bir beis yoktur. Fakat tuvalet ve gusülhânelere atılması mekruhtur.

Eğer bir kimse tamamen kel olur ve başında hiç saçı bulunmazsa veya başında yarası olursa, bu durumda sadece baş üzerinde ustura gezdirilmesi vâcip olacaktır.

Eğer yaradan dolayı ustura gezdirilemezse, o zaman vâcip sâkıt olacaktır. Tıraş olmadan böyle bir kimse tıraş olanlar gibi helâl olacaktır. Fakat evla olanı şudur ki; böyle bir kimse on iki Zilhicce’ye kadar ihramdan çıkmamalıdır.

Umre tıraşının Mekke-i Mükerreme olması sünnettir. Harem sınırlarının içinde olması ise, vâcibtir.

Tıraş olduktan sonra ihram nedeniyle haram olan her şey câiz olacaktır.

Detayli Umre Bilgisi

0 Kommentare

Dein Kommentar

An Diskussion beteiligen?
Hinterlasse uns Deinen Kommentar!

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.