BAB-I SELAM KAPISI

(360 Derece Tur lütfen tıklayın)


Bu kapı ilk olarak Hulefa-i Raşid’in döneminden sonra açılmıştır. Bu kapıyı Mervan bin Abdülmelik açtırmıştır.

Bundan dolayı buna aynı zamanda mervan kapısı da derlerdi. Mervan’ın evi de bu kapının yanındaydı. Bu kapıya yine haşyet kapısı ve huşu kapısı da denirdi.

Bir başka rivayete göre de,  Bab-ı selam kapısı ilk defa hz ömer’in (r.anh)

Halifeliği döneminde hicri 17 tarihindeki genişlemede açılmıştır.

Hz osman (r.anh) zamanındaki genişlemede selamlama yolu bugünkü genişliğe ulaştığı için aynen korunmuştur.

Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’i  ziyarete girerken muvacehe-i şerife’nin hizasında olmasından dolayı ve ziyarette bulunanların bu kapının hizasında bulunmalarından dolayı selam kapısı denmiştir. Mescid-i Nebevî nin kapıları bu kapıdan itibaren numaralandırılmıştır. Selam kapısı 1 nolu kapıdır.

Rivayete: göre İki Cihan Güneşi İmâmu’l-Enbiyâ (Aleyhissalâtü vesselâm) Efendimiz Medine’ye vardıklarında. Medîneli bütün mü’minler,

Hatta yahudi ve hıristiyanlar.

Bab-ı selam kapısı önündeki boş arazide karşılamak için toplanmışlardı.

Allâh Rasûlü’nü misâfir etme arzusu içinde idiler. Herkes O’nu evine götürüp ağırlamaya can atıyor ve bu hususta birbirleriyle tartışıp duruyorlardı. Bunun üzerine Allâh Rasûlü (sallâllâhu aleyhi ve sellem), devesi Kasvâ’yı kastederek:

“−Hayvanı serbest bırakın, yolundan çekilin;

o me’mûrdur (nerede çökeceği kendisine bildirilmiştir)!” buyurdu. (İbn-i Hişâm, II, 112-113)

Zîrâ, ancak bu şekilde hiç kimsenin gönlü kırılmadan Rasûlullâh’ı kimin misâfir edeceği meselesi halledilmiş olacaktı.

Mübarek deve Kasva selamlama yolunu izliyerek bir iki yerde çöküp kalktıktan sonra Hâlid bin Zeyd (radıyallâhu anh)’ın, yâni Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretleri’nin evinin önündeki arsaya (şu anki mescid-i nebevi) çöktü. Kusva mihrabın sağındaki kapının ortasına çökmüştür


Kapılar

Mescid’in etrafındaki kapıların her birinin ayrı bir adı var…

Hz. Cebrail’in vahyi getirdiği cihette yer alan kapıya Cibril Kapısı deniyor. Nisa Kapısı, Resulullah’ın kadınlara tahsis ettiği bir kapı. Selam Kapısı, haşyet ve huşuyu resmediyor.

Mescidin çevresindeki bütün kapılar kapandığında açık kalan tek kapı olan                                     

Ebu Bekir’in kapısı sadakati anlatıyor.

Allah Resulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) kuraktan her şeyin helak olduğunu anlatan ve yağmur yağması için dua talep eden bedevinin mescide girdiği kapının adı ise                        

Rahmet Kapısı. Bu kapı rahmetle özdeşleşiyor, zira Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) duası esnasında cam gibi olan sema bir anda bulutlarla kaplanıyor. Ve altı gün güneş görülmeyecek şekilde yağmur yağıyor.

Hz. Ömer’in borcunu ödeyebilmek için sattığı evin karşısında yer alan kapı ise                            

Kada Kapısı ( Eda kapısı-borç ödeme kapısı)…

Mescid’in her bir kapısı günün yirmi dört saatinde ümmete vaaz ediyor.                                 

Mesela Cibril kapısının altından geçerken vahyi, Ebu Bekir’den geçerken sadakati, Kada’dan geçerken adaleti dinliyorsunuz.

Mescid-i Nebevî’nin içerisinde yer alan Peygamberimiz Efendimizin mübarek türbesinin dışarıdan da ziyaret edilebilmesi için Sultan Abdülmecid Han döneminde, biri doğuya diğeri ise güneye bakan 2 pencere açılmıştır. Doğu yönündeki pencere Rasûlullah Efendimizin (sav) kadem-i saadet (ayakucu) istikametinde olduğu için buraya         “Şebeke-i Kadem-i Nebî” denilmektedir. Osmanlı Arşivlerindeki bazı belgelerde diğer bir ismi “Hâcet Penceresi” olan bu şerefli mekan önünde selam verilip duâ edilirdi. Türbeyi aydınlatmak ve havalandırmak için düzenlenmiş pencerelerden farklı olarak ziyaretle ilgili özel bir fonksiyonu olan bu pencere birtakım mimari ayrıntılar ve sembolik bazı unsurlarla donatılmıştır. Pencere alınlığında yeşil renkli zemin üzerine altın suyuyla Ahzâb Sûresi 56. âyet-i kerimesi nakşedilmiştir. Pencere üzerine yazılan “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât ve selâm edin” âyeti buranın selam verme penceresi olduğunu gösterir. 1980 yılında pencere önüne çekilen ihata duvarı sebebiyle günümüzde bu pencereye yaklaşılamamaktadır. Fotoğrafta Hâcet Penceresi ve önünde duâ eden ziyaretçi görülmektedir.


Medine-i Münevvere 16 : Mescidi Nebevi Kapıları Ve İsimleri


1. Genel Olarak Mescid-İ Nebevıdeki Kapılar

Peygamberimiz Mescid-İ Üç Kapılı Olarak Yaptırdı. Arka Kapı, Bab-I Atike (Bab-I Rahmet), Resulullahın Girdiği Kapı (Bab-I Cibril). Kıble Yönü Değiştirilip Kabe’ye Döndürüldüğünde Önceki Arka Kapı Kapatıldı Ve Onun Tam Karşısında Kuzey Tarafında Yeni Bir Kapı Açıldı.
Hz. Ömer Zamanında Mescid Genişletilirken Mecid-İ Nebevi Altı Kapılı Hale Getirildi. Her Üç Yöne Birer Kapı İlave Edildi. Doğu Kısma Cibril Kapısı Yanına Nisa (Kadınlar) Kapısı, Batı Tarafında Bab-I Rahmetin Yanına Bab-I Selam Kapısı Ve Kuzey Tarafina Da Bir Kapı İlave Edildi.
Hz.Osman Zamanında Yapılan Genişletmede Kapı İlave Edilmedi.

Ömer B. Abdülaziz Zamanında (H.88-91) Yıllarında Yapılan Genişletmede Mescidin Kapı Sayısı Yirmi Oldu: Sekiz Doğu Tarafında, Sekiz Batı Tarafında Ve Dört De Kuzey Tarafında Oldu.

Mehdi Zamanında (H.165) Yirmidört Oldu. Dört Kapı Kıble Yönünde Özel Kapı Olarak Yapıldı. Yirmi Kapı İse Umumi Olarak Kaldı. Değişik Dönemlerde Tamir Sebebiyle Kapanıp Sayının Dörde Kadar Düştüğü Olmuştur.

1955 Yılında Batı Tarafına Bab-I Sıddık Ve Bab-I Suud; Doğu Tarafında İse Kral Abdülaziz Kapısı; Kuzeye İse Bab-I Ömer Ve Bab-I Osman Kapılan Yapıldı.


2. Bab-I Cibril Ve İsımlendiriliş Sebebi

Hz.Peygamberin Sürekli Girdiği Kapı Olması Sebebiyle “Nebi Kapısı”” Denir. Resulullahın Zamanında Doğu Kısmında Başka Bir Kapı Yoktur.

Hz. Osman’ın Evinin Karşısında Olmasından Dolayı “Osman Kapısı” Da Denir. “Cibril Kapısı” İsmi İle De Meşhurdur. Resulullah Hendek Savaşından Döndükten Sonra Mescidin Kapısının Yanında Cebrail Bir Atın Üzerinde Gelip Durdu Ve Beni Kureyza Yahudilerinin Olduğu Yere Seferi İşaret Etti. Bu Kapının Yanında Durması Sebebiyle “Cibril Kapısı” Adıyla Anılmıştır.


3. Bab-I Nisa Ve İsimlendiriliş Sebebi

Bu Kapı (H. 17) Yılında Mescidin Doğu Duvarında Arka Tarafına Hz. Ömer Tarafından Açılmıştır. “Kadınlar Kapısı” Adıyla Anıldı. Çünkü Hz. Ömer “Keşke Bu Kapıyı Kadınlara Bıraksak” Buyurmuştur.


4. Bab-I Rahmet Ve İsimlendiriliş Sebebi

Mescid-i Nebevînin batı duvarındadır. Bu kapı Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in zamanında kendisinin açtırdığı üç kapıdan biridir. Bu kapıya babu Atike de denir. Daha sonra bu cihette yapılan her genişletmede ilk kapının hizasında bir kapı açılmıştır.

Rahmet kapısı anlamına gelen bu kapı ismini yağmur talebinde bulunmaya gelen bir adamdan aldığı rivayet edilir. Olay şöyle cereyan eder: Adam Cuma günü efendimiz hutbe okurken içeri girer ve efendimize direk “ya rasulallah hayvanlarımız helak oldular yollar kesildi kuraklık her tarafı kasıp kavurdu. Dua edin de yağmur yağsın” deyince efendimiz hutbe de dua etti. Ve hemen bulutlar gökyüzünü doldurdu ve yağmur yağmaya başladı. Enes bin Malik (RA) buyuruyor ki tam altı gün hava bulutlu ve yağmurlu kaldı. Bir sonraki hafta Cuma günü yine aynı adam o kapıdan girerek yine “ya rasulallah hayvanlarımız helak oldular yollar kesildi Allaha dua edin de yağmur kesilsin” der. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) de elini kaldırır dua eder. “ya rabbi yağmuru üzerimize değil etrafımıza vadilere, taş yığınlarına ve ağaçlık araziye yağdır.” diye dua eder. Biz de camiden çıktığımızda günlük güneşlik bir havada yürüyerek gittik. Şu anki kapının kanatları tahtadan ve Sultan Abdülmecid’in imzasını taşımaktadır.


5. Huha Ebu Bekir Sıddık Ve İsimlendiriliş Sebebi

Huha: Küçük Kapı Anlamındadır. Duvardaki Açıklık Anlamına Da Gelir. Hz.Ebu Bekir’in Evinden Mescide Açılan Kapı Mesccidin Batı Tarafında Olup Minbere Yakındı.

Peygamberimizin Vefatına Yakın Zamanda “Ebubekir’den Başka Mescide Açılan Hohaların Hepsinin Kapanmasını İstemiş Ve Sadece Duvardaki Bu Açıklık (Huha) Kalmıştır.

Hz. Ebubekir Resulullahm Rahatsızlığı Döneminde Mescide Buradan Girerek Namaz Kıldırmıştır. Hilafetin Ona Ait Olması Gerektiği Hususunda Da Bu Delil Olarak İleri Sürülmüştür.

Mescidin Genişletmesi Esnasında Bu Kapı Hizasında Sürekli, Kapı Olarak Açık Tutulmuştur. Bab-I Selam İle Bab-I Rahmet Arasındadır. Şuandaki Kapının Üzerinde “Bu Seyyidina Ebubekir- Sıddık’m Hohosıdır” Yazmaktadır.


6. Bab-I Selam Ve İsimlendiriliş Sebebi

Ömer B. Hattab Tarafından Genişletme Sırasında Ziyaret Edenlerin Selam İçin Durdukları Yerin Hizasına Bir Kapı Yaptırıldı. Buna “Huşu'”Kapısı Da Denir.


7. Bab-I Abdulmecid Ve İsimlendiriliş Sebebi

Sultan Abdülmecid Tarafından (H.1277) Yılında Mescidin Kuzey Tarafına Yaptırıldı. “Bab-I Mecidi” Olarak Tanındı.Bu Kapı Şuanda İkinci Suud Genişletmesinin İçinde Kalmıştır.


8. Bab-I Melik Abdülaziz Ve İsimlendiriliş Sebebi

1955 Yılında Yapılan Suudi Genişletmesinde Mescidin Kuzey Tarafına Bu Kapı Yapıldı. Bu Kapı Şuanda İkinci Suud Genişletmesinin İçinde Kalmıştır.


9. Bab-I Osman B. Affan Ve İsimlendiriliş Sebebl

1955 Yılında Yapılan Suudi Genişletmesinde Bu Kapı Yapılmış Ve “Bab-I Osman B. Affan'”1 Olarak İsimlendirilmiştir. Bu Şekilde İsimlendirilme Sebebi Hz. Osman”m Evi Mescidin Doğu Tarafında Ve Cibril Kapısı Yanında İdi.

Genişletme Sonrasında Mescidin Kuzeydoğu Tarafına Açılan Bu Kapı Onun Evini Ve Şahsını Hatırlatmak Maksadıyla Olabilir. Bu Kapı Şuanda İkinci Suud Genişletmesinin İçeride Kalmıştır.


10. Bab-I Ömer B. Hattab Ve İsimlendiriliş Sebebi

1955 Yılında Yapılan İkinci Suudi Genişletmesinde Bu Kapı Yapılmış Ve “Bab-I Ömer B. Hattab” Olarak İsimlendirilmiştir. Bu Şekilde İsmlendirilme Sebebi Hz. Ömer’in Evi Mescidin Batı Tarafinda Ve Selam Ve Rahmet Kapıları Arasında İdi.

Genişletme Sonrasında Mescidin Kuzeybatı Tarafına Açılan Bu Kapı Onun Evini Ve Şahsını Hatırlatmak Maksadıyla Olabilir. Bu Kapı Şuanda İkinci Suud Genişletmesinin İçinde Kalmıştır.


11. Bab-I Melik Suud Ve İsimlendirilişi

1955 Yılında Yapılan Suudi Genişletmesinde Mescidin Batı Tarafına Bu Kapı Yapıldı.Genişletme Temeli 1952 Yılında Suud B. Abdülaziz Tarafından Bu Kapının Olduğu Yerde Atıldı.