MESCİDİ CİN

Mescid-i Cin nerededir? Mescid-i Cin’in önemi nedir? Mescid-i Cin nasıl inşaa edildi?

Mescid-i Cin Mekke’nin mezarlığı Cennetü’l-Muallâ’nın yakınında ve Harem-i Şerifin yaklaşık 2 km. kuzeyinde şehre hâkim bir tepenin üzerinde yer alır. Erken dönemlerden itibaren Mekke’nin asayişini sağlamakla görevli gece bekçilerinin bu tepede toplanarak nöbet değiştirmelerinin âdet olması sebebiyle Mescidü’l-Hurrâs adıyla da bilinir.

Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- değişik zaman ve mekânlarda cinlere vahiy tebliğ etmek için Kur’ân okurdu. Bir gün Abdullah b. Mes’ûd -radıyallâhu anh-’la birlikte Hacûn yakınlarında bir yere gittiklerinde toprağa bir çizgi çekerek ondan bunu aşmamasını istemiş ve çizginin ilerisinde cinlere Kur’ân okumuştur. Daha sonra burada inşa edilen mescide Mescid-i Cin adı verilmiştir. Buraya ilk mescidi 1700’de Mekke’ye gelen İbrâhim Ağa adlı mimar yapmıştır. Son olarak 1362’de (1943) yapılan bina 2000 yılında yıkılarak tamamen modern bir tarzda yenilenmiştir. Mescid-i Cin yakınındaki Cennetü’l-Muallâ ile birlikte Mekke’de İslâmiyet’in ilk döneminden önemli hatıralar taşıyan mekânlardandır.

Bazi Rivayetlerde söyle gecmekdedir

Peygamberimiz insanlara ve cinlere İslam’ı tebliğ etmek için gönderilmişti. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şu ayetle açıklanır: “Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”(Zariyat, 56).  Hz. Peygamber cinlere vahiy tebliğ etmek için Kur’an okumuştur. Onlar da okunan ayetleri dinlemiş, iman etmişlerdir. Peygamber efendimiz davet için gittiği Taif dönüşünde yol üzerinde bulunan Nahle Vadisi’nde namaz kılarken bir grup cin Kur’an-ı Kerim’i dinleyerek etkilendikleri nakledilmektedir.

Bir gün Abdullah b. Mes‘ûd’la birlikte Hacûn yakınlarında bir yere gittiklerinde kendisi tek başına bir yere gideceğini söylemiş ve toprağa bir çizgi çekerek Abdullah’tan bunu aşmamasını istemiştir. Daha sonra Hz. Peygamber yalnız ilerleyerek cinlere Kur’an okumuştur. Kaynaklarımızda Peygamberimizin cinlere Rahman, Fatiha ya da İhlas surelerinden birinin okuduğu belirtilmektedir.

Yüce Allah cinlerin Hz. Peygamber’in Kur’an’ını dinlediğini şöyle bildirmektedir:

“Resulüm! Hani biz cinlerden bir grubu Kur’ân’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur’ân’ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine ‘Susun!..’ dediler. Kur’an’ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.”(Ahkaf, 46/29)

Resûlullahın cinlerle buluştuğu mekânın meşhur olduğu, Mekke halkı her yıl zilhiccenin bitmesine üç gün kala akşam namazı vakti Ferhadiye’de toplanıyor ve geceyi burada geçirdiği anlatılır. 1662 burayı gören Faslı Ayyâşî de tepenin ağaçlık olduğunu ve üzerindeki düzlükte fakirlere yemek verildiğini aktarır.

Hz. Peygamber’in cinlere Kur’an okuduğu bu mekanda 18. yüzyıla kadar herhangi bir yapı yoktu. Ancak zamanla bu mekanda mescit inşa edilmiştir. 1700 yılında Mekke’ye gelen İbrâhim Ağa adlı mimar bu mescidi inşa etmiştir. O dönemde iki geniş cadde arasında kalan Ferhadiye’de yer altına kubbesiz ve minaresiz olarak tesis edilmişti. Caminin kuzey ve güney tarafı sekiz, batı tarafı on altı ve doğu tarafı on bir adım uzunluğa sahipti. 2000 yılında tamamen yeniden yapılan Mescid-i Cin yer üstündedir ve minareli modern bir cami görünümüne sahiptir. Bu mescide yakın olan Cennetü’l-muallâ ile birlikte Mekke’de ziyaret edilen önemli mekânlardan biridir. İsimleri mescidin duvarına yazılmış olan yedi cinin Peygamberimize bu mevkide biat etmeleri sebebiyle “Mescid-i bey‘a” da denilmektedir.